4 Aralık 2014 Perşembe

Ama Türk Kahvesi İyidir

Bugün günlerden Perşembe, saat 9’a henüz yaklaşmış, okuldan yeni gelmişim ve acayip yorgunum. Yemeğimi  yeryemez düşünceler denizine dalmaya hazırlanırken, her yemekten sonra olmazsa olmazım bol köpüklü Türk kahvesini yudumlamaya başlıyorum.


Ve  Yudumladığım kahve sayesinde bir kez daha bugünün Perşembe olduğunu anımsadım. Hatta yazı günümün olduğunu farkedince bir an bugünün Perşembe olmasını anımsamak dahi istemedim. Çünkü yazımı hazırlamamıştım.


Bir yazıyı yazabilmek için bazen bir hafta düşündüğüm oluyor,  gelin görün ki, düşünmeye aciz olduğunuz zamanlar da olmuyor değil. Düşünme acizliğini şöyle de adlandırabiliriz, düşünmeye fırsat bulamamak.


Düşünmeye dahi fırsat bulamamak biraz işin kolaycılığına kaçmak oluyor sanırım. Ama, ile başlayan cümleler ise işin kolayını daha da kolaylaştırır mı dersiniz? Bir de şunları eklemek de fayda var.

Ama, sabah okula gidip akşam ancak eve gelebiliyorum. Tüm gün derslerle geçerken aldığım yeni bilgiler beyinimi yoruyor, yorulan beynim vücuduma tepkime gösteriyor.


Ama okula gitmesi bir dert, okuldan gelmesi ayrı bir dert,

Ama yazacak yazı çok hangisini yazmalı bilemiyorum,

Ama kendime bile ayıracak bir dakikayı zor buluyorum,


Ama’lar sıralamakla bitmez.. Ancak yazı boyunca bol köpüklü Türk kahvesinin bitmesi pek muhtemel. Bu haftalık da bu kadar.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder