11 Aralık 2014 Perşembe

Gündemdeki Osmanlıca


Bugünlerde gündemi epeyce meşgul eden bir konu var. Osmanlıca dil eğitimi. Gündemden istediğiniz kadar uzak kalmaya çalışsanız da işin ucu bir şekilde gelir ve sizide ilgilendiriverir. Henüz konunun ne olduğunu kavrayamamışken bir başka gündem konusu ayrıca gelir ve çoktan bir öncekinin yerini almış olur.

Osmanlıca dil eğitimi olmalı mı? olmamalı mı? esas gündemi meşgul eden soruda bu. Benim uzmanlık alanım olmadığı için pek fazla yorumda bulunmak isteniyorum, ki yeterince yorum yapan da var. Pedagolojik ya da eğitim bilimcilere danışmakta daha makul zaten, Sonuçta bir işi en iyi yapan o işin uzmanıdır değil mi?

Lakin işin uzmanına danışırken, işin uzmanın da bazı kıstasları en azından uygulanabilirlik açısından göz önünde bulundurması gerekir. Özellikle burasının Türkiye olduğu bir ülkede yaşıyorsak, daha bi özenle yaklaşılması önemlidir.

Sadece çok basit bir yaklaşımla birkaç soruyu sizinle de paylaşmak istedim. Dedim ya uzmanlık alanım olmadığı için bu işin uzmanlar tarafından tartışılmasını daha makul görüyorum, ama işte benim de fikrim olacak ya, neyse, sorulara geçelim.

Dünyanın önemli eğitim başarı ölçümlemesi  kurumlarından biri olan PISA, Türkiyenin de içinde bulunduğu verilere göre 64 ülke arasında, bakın ne tür verilere ulaşmış, 

 Matematikte: 2012 yılında 43. Sıradayız?
Fen Bilimlerinde: 2012 yılında 43. Sıradayız?
Okuma becerisinde ise: 2012 yılında 41. Sıradayız?

Matematik ve Fen bilimleri derslerinin hayatın ve geleceğin en temel yapı taşı eğitimi olduğunu düşünürsek, daha gidecek çok yolumuzun olduğunu da söylemeliyiz. Hele ki hızla değişen dünyada, fark yaratabilmenin ne kadar büyük bir değer olduğunu düşündüğümüzde matematik ve fen bilimlerinin en önemli yapı taşı olduğunu ayrıca akla getirmeliyiz. 

Gelelim esas gündem konumuza, 
Osmanlıca dil eğitimi olmalı mı? olmamalı mı? Biz  tartışırken, Ülkemizin fark yaratacak değerlere nasıl sahip olabileceğine ayıracak vaktimiz olmasın zaten. Nasılsa başka bir gündem konusu bir öncekini aratmayacak biçimde yerini en baş köşede almış olacak. 

Ha bir de, dünyanın en çok konuşulan dili olan ingilizce için içler acısı durumumuzun konusuna hiç değinmeyeceğim bile. Bu hafta epey uzun bir yazı oldu. Bu kadar yeter sanırım. Osmanlıca dil eğitimi olmalı mı? olmamalı mı? karar sizin? Benim fikrim mi? Başka bir yazının konusu.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder