1 Ocak 2015 Perşembe

Belki de

Yeni yıl dedik, yazdık, çizdik, güldük ve eğlendik. Yıl oldu 2015. Yeni yılda yeni umutların başlangıç günü, geriye kaldı 364. Zaman hızla geçiyor masallarını anlatmayacağım tabi ki. Ancak umutlarımızın güçlenmesini sağlayan birkaç şeyden bahsetmek istiyorum. 

7 ay önce ilk yazımı yayınladığımda bugünü hayal edebilmek için epeyce oturup düşünmüştüm. Nasıl yazmalı, nereden başlamalı, neler yapmalı.. bilmiyordum.  Ancak, zaman, size bir takım şeyleri öğreten en iyi öğretmen olamaya başladı mı, hayat tecrübesinin de ilk adımlarını atmış oluyordunuz. 

Hayat tecrübesinin ilk adımlarında yeni öğrendikleriniz ya da yeni ilham kaynaklarınız çok önemli, hatta yaşamın ta kendisi paylaşımlar arttıkça daha da değerli. Bakınız, Belki de sözcüğünün hikayesi de bunların bir parçası. Hayattan öğrendiklerimiz ve paylaşımlarımız ile alakalı.

Ve bugün yazı konusu ne olmalı diye düşünürken, Blog ismine ilham kaynağı olan dostum aklıma geldi. Hatta bugün konuştukta. Yeni yılın değerlendirmesini yaptık, sorguladık, Gelecekte neler yapacağımızdan, şimdi neler yapabilirize bir çok şeyi tartıştık. 

Sonra bir film şeridi gibi  geçen üniversite yıllarımız geldi gözlerimin önüne, nereden nereye gelmiştik. Ben eğitimime devam ederken o şimdilerde memleketinde iş bulmuş, çalışmaya çoktan başlamıştı bile, bugünlerde terfi etmesi söz konusu. İş güç sahibi olmaktan, üniversite mezuniyetine, dostluğumuzdan, geleceğe üniversite hayatımızı özetletleyen bir sözcüğün bugünlere gelebilmesini hiç tahmin edemezdim.

Her gün odasına gidip gazetelerden beğendiğim köşe yazılarını okuduğumda hep “belki de” cevabının başlangıç olması. Ya da yemek yapmaktan hiç anlamadığım dönemlerde karnım acıktımı genç, yemek yapsana dediğimde, cevap olarak belki de kelimesiyle karnımı doyururmamda. Kimi zaman yeri geldiğinde kızdırırdığımda, yine de haklılığını belki de ile açıklamasının bugüne geleceğini nasıl tahmin edelimdi ki. üniversite hayatımı paylaştığım dostumDu bunları bana söyleyen, hep belki de diyen, Sonra yeri geldi de son yıllarımızda geleceğimizi sorgular olduğumuzda -belki de- daha bi anlam ifade eder olmuştu, belki de hayal ettiğimiz yerlerde olacağız diye az mı tartışmıştık.

Evet belki de, blog isminin ilham kaynağı insan olan dostla konuşana dek böyle bir yazı yazmayı düşünmedim bile, ama, işin bir yerinden tutup bugüne kadar getirebildiğiniz bir şeyin hakkını verebilmek demek, aynı zamanda bu işe ilham kaynağı olan kişiye de hakkını vermek demektir. Öyle değil mi?
Bir ilham kaynağı, ilham kaynağının size öğretmeye devam ettirdikleri ve ilham kaynağını harekete geçirmeye yardımcı olan birisi. Hepsi bir bütün olduğunda bugün yazmak firkrinin değerini bir kez daha anlayabiliyorsunuz. Yazdıklarınız yaşananların bir parçası olup yaşamaya devam ettikçe de, yazmaktan vazgeçemiyorsunuz. 

Belki de, konuştuklarımızın, tartıştıklarmızın ve hayallerimizin ışığında bir blog  olarak yaşamaya devam etti. Dosttan alınan ilham, yeniliklere sebep oldu.  Belki de, nerden nasıl, neden geldi diye sorarsanız. Günlük yaşamın ta kendisinde rutin haline gelipte farkına bile varamadığımız değerlerin içinden çıkan bir şey olarak bugünlere geldi diyebilirim. Ve o rutinden sıyrılıp geleceğe sarılan yeniliklerle o basit sözcük değerlenerek yaşamaya devam etti. 

İlham kanağı olan Dost, bil ki unutulmaya yüz tutan onca şey arasında yazılan her yazıda sen de yaşamaya devam edeceksin.

Böylece yazının başında da belirttiğimiz gibi umutların güçlenmesine sebep olacak bir neden bulunmuş olunuyor. Belki de..

3 yorum:

  1. aslında senin ilham kaynağına ihtiyacın yok Çünkü yolu gönüllükten geçen ve içsel yolculuğunda hayatı damıtarak yaşayan insanlar başkalarına ilham olurlar ;)
    blog yazmak güzeldir..ne iyi ettin geldin :-)

    YanıtlaSil
  2. İçindeki ateş sönmedikçe ilham perilerin hiç eksik olmasın.

    YanıtlaSil
  3. Şükran arkadaşın önerisiyle geldim. blogu izlemeye almak için bir seçenek göremedim.

    YanıtlaSil