29 Ocak 2015 Perşembe

Pazarlama Herkesi İlgilendirir

Geçen hafta sizlere dosya yerleştirmek ile başlayan bir iş hikayesini anlatmaya çalışmıştım. Bu hafta ise mesleğim ile ilgili gelişmelerden bahsederek yazıma devam etmek istiyorum. Çünkü, üniversiteden İşletme bölümü mezunu olup üzerine şimdilerde pazarlama yüksek lisansı yaparken, az buçuk piyasa içerisinde bu işi deneyimlemeye de başlayınca, pazarlamaya dair söyleyeceklerim epey birikti. Başlayalım. 

Biliyorsunuz, pazarlama işletmelerde en can alıcı departmandır. Çünkü, ancak satış yapabildiği kadar var olan bir üreticinin, çözüm yolu iyi bir pazarlamadan geçmektedir. Tüketicinin yani müşterinin velinimet olduğu bir yerde, o tüketicinin kullanacağı ürüne ya da ihtiyacı olan bir şeye doğru hizmetler verebilmek, hiç yabana atılacak şeyler değil. 

İşte bu sebeple, dinamik sürecin sürekliliğini sağlamak yaratıcı beynin etkinliği ile alakalıdır. İçinde insanın olduğu, insanların istek ve ihtiyaçlarının doğru temellendirildiği ve bunlarla yetinilmeyip istek ve ihtiyaçlarında ötesinde insana değer katan kilit noktaların derinlemesine anlamlandırıldığı süreç ancak başarılı olacaktır. 

Bir de pazarlamanın değişiminden bahsetmek gerek. Mesleklerin yeni çalışma tarz ve yöntemleri hızla değişirken, tüm bunlara uyumlaşmak gerekliliği, Yeni nesil pazarlamacıları bir hayli düşündürmektedir. Artık günlük yaşamın ta ortasında, yani, otobüste, vapurda, okulda, işte, evde, mobil telefonlarda, bilgisayarlarda, tabletlerde  kısacası her anımızda Pazarlama ürünü hizmetleri görmek mümkün. Ayrıca,

Pazarlama, 1900'lü yıllardan itibaren dünya sahnesinde yer almaya başlayan bir kavram olarak karşımıza çıkıyor. Üzerinde epey yazılıp çizilmiş. Kim ne derse desin, bir konuda anlaşabiliriz, pazarlamanın en büyük gelişimi Amerika'da gerçekleşmiştir. Bugün öğretilerde hala Amerikan etkisini görmek fazlasıyla mümkün. 

İlk zamanlarda üreticiler hep daha fazla satış yapmayı ve kazancını maksimuma ulaştırmayı hedefleyince, farkedememiş ki satış yapmanın ötesi var. Yani ne kadar çok üretirsek o kadar satarız yaklaşımı. Gel zaman git zaman bunun böyle olmadığı anlaşılmış ve pazarlama kavramı gelişmeye başlamış. 

Gelişimi neresinden yakaladığımız ve onu nasıl anladığımız çok önemli. Pazarlama sürecinin odağında önce insan olduğundan, değişimi ancak insanları iyi anlayarak yakalayabiliriz. Bugün tartışılan bir sürü kavram var, işte size bir kaç örnek, müşteri odaklılık, müşteri sadakati, viral pazarlama, nöro pazarlama, sosyal pazarlama, daha saymamı istermisiniz? Bence bugünlük yeterli.  

2 yorum:

  1. ürünü kullanmak ,ürün hakkında objektif bir görüş sahaii olmak,güleryüz,etkin dinleme,ihtiyacı öğrenmek için soru sormak ,ne kadar bütçe ayırabileceğini de sormak önemli ;kısaca başkası olma kendin ol böyle çok daha güzelsin :-) benim fikrim olan.Doğallık yani...evet pazarlama herkesi ilgilendirir ...herkes her zaman ürün satmayabilir ...bazen yeteneklerin hobilerin bile pazarlamaya tabi olur.sen göstermezsen söylemezsen kim durduğun yerde seni keşfetsin...mesela ;-)) :-D

    YanıtlaSil
  2. Değil mi :) çom haklısın. Kim seni durduk yere keşfetsin ki önce insan kendini keşfetmekle başlamalı işe, gerisi kolay, bu durumda Pazarlamanın ilk iligili konusu ortaya çıkıyor. :) insanın kendini keşfetmesi.. :)

    YanıtlaSil