26 Şubat 2015 Perşembe

500 şirkete başvurdum geri dönüş alamadım!

"Son zamanlarda yazdıklarım ile ilgili epey bir geri dönüş aldım. Tabi bu benim mutluluk kaynağım oldu. Yaklaşık bir yıldır her Perşembe sizlerle düşüncelerimi paylaşıyorum. Kimi zaman eksik olduğunu düşündüğüm, kimi zaman son dakikalarda yazdığım, ama hiç aksatmadığım yazılarımdan bahsediyoruz. 

Arkadaş sohbetlerinde ki, “yazdıklarını takip ediyorum”, “neden belki de”, “şunu da yazsana”, “üslubunu sakın bozma”, ve dahasını şimdi sizlerle de paylaşmak istedim. Çünkü inanın her yapıcı eleştiri büyük bir gelişim sağlıyor. 

Yazdıklarımın gelişimine katkıda bulunan ve bıkmadan usanmadan okuyupta, üzerine iyi şeyler söyleyen siz okuyanlara gerçekten çok teşekkür ederim. Lafı fazla uzatmadan farklı şeylerden de bahsetsek hiç fena olmayacak, çünkü iyi şeylerden bahsederekrehavete kapılmak olmaz, ne de olsa aşmamız gereken çok uzun yollar olduğunun bilincindeyiz. "

Geçen hafta cumartesi günü İzmir’in en iyi liselerinden biri olan Bornova Anadolu Lisesi ve CVyolla.com işbirliğinde gerçekleştirilen bir kariyer söyleşisine katılma fırsatını yakaladım. Organizasyona gün boyunca sürekli etkileşimde yaklaşık 1200 kişinin geldiğini ve büyük çoğunluğuyla da iletişime geçmeye çalıştığımı ayrıca belirtmeliyim.

İlginç tabi. Kimisi bu tarz organizasyonları fırsat bilerek iş aramak peşindeyken, kimisi hayatının bir parçası olarak gelişime odaklanmıştı, oysa bir başkasına göz atacak olsanız, işin en kolay yolunda kariyer yolculuğuna kendinden gayet emin hareket ederek, çoktan kişisel kariyerine başlamıştı bile.

İşi biraz daha somutlaştırırsak size şunu anlatmalıyım. Bir grup arkadaş içerisinden birisi, özgeçmişinin çok iyi olduğunu iddia ederek bir takım serzenişte bulunuyor ve ekliyor “yaklaşık 500 şirkete başvurdum ve hiç birisinden geri dönüş olmadı. Dönenlerde benim istediklerim değildi”

Aranılan özelliklerin satış elemanlığı olmasından şikayetle “Ben satış elemanı olarak adlandırılmak istemiyorum” diyordu. Ama bir yandan da işsiz olmaktan hayıflanıyordu.

Sizce bu durumda kim haklı? 4 yıl üniversite okuyupta satış elemanı olarak çalışmak istemeyen yeni mezun öğrenci mi? yoksa yaratıcı bir iş ortamını sağlayacak dinamik ve yenilikçi birey seçmek isteyen işveren mi? güzel sorular değil mi?

Tüm gözlemlerime karşın kariyer günü etkinliğinde farklılık katan bir şeye daha bizzat tanıklık ettim. Neydi? Söyleyeyim. “ Kariyer uzmanı Ahmet Veli Olgundeniz ile Seyirci karşısında olası bir iş mülakatı görüşmesi”  İş mülakatlarını şöyle bir canlandırın ve Sorular geldikçe cevaplamaya çalıştığınız hallerinizi düşünün. Ancak, bir farkla ben şunu yaptım,  mülakat boyunca karşımda ki 500 kişiyi kendi yerime koydum ve artık kendi cevaplarımdan ziyade “500 şirkete başvurdum ama geri dönen olmadı” diyen arkadaşımın yerine cevaplar verdim. Ya da ben mülakatta nasıl yanlışlar yapıyorum diyen bir diğer arkadaşıma yeni bakış açısı katmaya çalışarak soruları cevaplandırdım.

Sonuç ne oldu? Diyen sorularınızı duyumsar gibiyim. Şunu açıklamakta fayda var. Kariyer yolculuğu bir anda gökten zembille inecek bir şey değil. Sanırım yanıldığımız nokta burada. Herkesin bir anda milyarder olmayı hayal ettiği ve işin kolay yöntemini seçmeye çalıştığı zamanlarda yaşıyoruz. Ayrıca 500 şirkete başvurmak yerine kendi olmayı seçecek şirketi seçmeyi ve o şirkete odaklanmayı unutuyoruz. Böylece büyük problem olmaya devam eden işsizlik daha da çağlıyor.. Her şey bir yana işsizlik problemini çözmeye çalışan arkadaşlarım. Gelin önce Ben Kimim? Sorusunu cevaplandırarak işe başlayalım. Ne dersiniz?

2 yorum:

  1. evet kendini tanımak çok önemli ve ne yapmak istediğini bilmek. sanıyorum bir de şu gerçek payı var Türkiye'de çoğu genç ailenin baskısında kalarark veya gerek diğer etkenleri de saydığımızda istediği bölümü okuyamıyor.Genelde de işe girme ve işin duygusal yanı ağır basıyor.Hayallerimiz bile kısırlaştırılıp birbirne benzer klişe şeyler oluyor.İstisnadan bahsetniyorum bile (!) tüm bunlar ışığında da herkes statü ve para kompleksli oluyorlar.Haksızlar mı !Burası tartışılır.Hadi haklılar diyelim.Haliyle okuduktan sonra bunun için mi deniliyor.Kendilerince bir bakıma evet haklı olabilirler.Ama bir işin her boyutunu tanımak ve görmek bence kişiye artı avantajlar katabilir....
    yine çenem düştü ,benim en zaafımın olduğu konu ,yaşadıklarım itibariyle .
    Konuyu çok güzel bri şekilde ortaya koymuşsun zaten.ben de sohbete katılmış gibi hissettim kendimi :-)

    YanıtlaSil
  2. Şükran, değerli yorumların ve tabi ki yorumların ardından zenginleştirici katkıların için teşekkür ederim. Hatta deyiminle 'çenenin düşmüş' olması sade sana değil tüm blog yazarlarına has birşey diye düşünüyorum ki çok olumlu buluyorum. İyi ki çeneler düşüyor da bu dünya da varolma bilinci yaratabiliyoruz. Bak şimdi de benim çenem düştü.. :) yazdıkça çeneler düşüyor demek ki.. Değindiğin bir güzel nokta ile yorumumu noktalamak istiyorum. Hayallerimizin kısırlaştırılarak klişelere hapsedilmiş olması belki de em önemli problemlerimizden, ve işte bu sebeple hayal edemediğimizden de ne ben kimim? Sorusuna cevap bulabiliyoruz.. Ne de daha kim olduğumuzu bilmediğimizde kendimizi gerçekleştirebileceğimiz işlere yönelegiliyoruz..

    YanıtlaSil