9 Nisan 2015 Perşembe

3 Başlıkta 3 düşünüş

Geçen haftanın ardından

Geçen hafta sorduğumuz bir soru vardı, diyordum ki, sizce hangisi? İstanbul mu İzmir mi? Tabi beklediğim gibi yoğunlukla İzmir cevabını aldım. Bir fikir ön plana sürerken sağ olun sizler de fikirlerinizi belirtmekten çekinmediniz. 

Öyle ki, hafta ortasında üniversiteden sınıf arkadaşlarımla bile kendimi bu tartışmanın ortasında buldum. Epey faydalı olduğunu düşündüğüm bu tartışmadan şüphesiz çok çıkarımım oldu. 

Dedik ya, değişen dünyamızda gerçekliği yakalayabilmek hiç olmadığı kadar zor. Şimdiden bunları tartışabilmek ise oldukça güzel. 

Blog yazmak bazen zordur

Bildiğiniz üzere bu blog da birinci yılımı doldurmak üzereyim, Aldığım geri dönüşler sayesinde bloğuma olan bakış açımda her geçen gün zenginleşiyor. Fakat, bu sayfa da sadece aldığım olumlu geri dönüşleri yayımlarsam, mutlaka eksik kalacak şeyler olacaktır diye düşünüyorum. 

Ve, çoğunlukla gözden kaçırdığım, aslında kaçırmamam gereken bir problemimi sanırım sizlerle de paylaşmam gerekiyor. Yani,

Daha öncesinde de eleştiri almış olmama rağmen, çok büyük bir problem olarak algılamadan yazılarıma devam ediyordum. Gün geçmiyor ki, artık bu bloğun daha iyi olmasını isteyen okuyucularım da var. Sağ olsunlar.  Bu sefer ciddiye almam gerektiğini duyumsuyorum ve dikkatlice yazmaya çalışıyorum. 

Mühim konu; “Yazım kuralları” tabi ki de.

Dilimizin yazım kuralları başta olmak üzere doğru düzgün konuşulması ve yazılması için elimizden gelen her şeyi yapmamız gerekir, bu sıradan bir blog yazısı dahi olsa. O yüzden bu eleştiri için de çok teşekkür ederim. 

Türkiye’de eleştiri kültürü üzerine

Madem konu konuyu açtı, biraz da Türkiye’de ki eleştiri kültürüne dair bir şeyler yazsam fena olmayacak. Üzülerek söylemeliyim ki, ülkemiz de eleştiri kültürünün yoksunluğundan çok şikayetçiyim. 

Bir konu üzerine kayda değer eleştiri bulmak için kılı kırk yarmanız gerekebilir. Onu geçtim, eleştirel yaklaşan bir bakış açınız varsa şayet, toplum içerisinde kendinizi yabancı gibi hissetmeniz içten bile değildir. Her an gözler size çevrilebilir ve deliymiş muamelesi görürseniz şaşırmam. 

Hatta eleştirel bakış açınız çoğu zaman hoş karşılanmayabilir ve susmak zorunda kalabilirsiniz. Oysa, eleştiri büyük bir kültür olmakla birlikte gelişime ön ayak olan en önemli düşünce şeklidir. Değil mi? 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder