2 Nisan 2015 Perşembe

İstanbul mu İzmir mi?


Diyeceksiniz ki, şimdi soracak başka soru bulamadın mı? Ne yalan söyleyeyim aslında bulamadım. Fakat, öyle ilginç bir konu ki bu, İstanbul mu İzmir mi, dendiğinde illa ki söyleyecekleriniz oluyor.


Sorunun cevabında kişiden kişiye değişen özellikler görülebilir elbet, ama fikir jimnastiğine hiçbiriniz hayır demezsiniz sanırım. En azından burada kayda değer bir tartışma yaratabiliriz diye düşünüyorum.


Son zamanların en sevdiğim sözü “Dünya hızla değişiyor”. Sanki öncesinde dünya değişmiyormuş gibi değişik bir algı bu, ama olsun yine de seviyorum. Ve hepimiz bu söze bir yerlerden aşinayız. Aşinalığın ötesinde kültürlerin, insanların, şehirlerin ve dahasınındeğiştiğini kabul etmemiz ve bu değişime kesinlikle hakkını vermemiz gerekir.


İster kabul edin ister kabul etmeyin, bu değişim bizleri bir yerlerden tutup da çoktan etkilemiş oluyor. Yeter ki farkına varın ve gerekenleri yapmaktan korkmayın.


Tüm bu şartlar altında aslında söz dönüp dolaşıp şuna çıkıyor: 20. Yüzyılın sonundan, 21. Yüzyılın büyük çoğunluğuna damgasını vurmaya devam edeceğe benzeyen, İnternet Devrimine.

İstanbul mu İzmir mi sorusu nasıl oldu da buralara gelebildi hayret. Ama geldik bir kere ve bu kadar gelmişken yazıyı yarıda kesmek olmaz. O zaman devam.


Sorunun cevabında genellikle iş dünyasının fırsatları düşünülerek hareket edilir. Haklılık payının yüksek olması ile birlikte sözü şuna bağlamak istiyorum, “Dünya hızla değişiyor” ve değişimi iyi anlamak gerekiyor. O halde, iş dünyasının fırsatlarına da bir bakalım.


Örneğin, çok basit bir örnekle şunu düşünün. Sosyal medya hesabı olmayan var mı? Ya da akıllı telefonu olmayan? Ya da durun bir dakika, İnternet üzerinden müzik dinlemeyeniniz var mı? Ohoo! Söz yine uzayıp gitti.


Özetleyelim. Dünya hızla değişirken ve henüz biz 21. Yüzyılın başlarında yaşarken internet devrim teknolojisinin hayatımızın artık ayrılmaz parçası olacağını söylemek çok mu iddialı oluyor?


Sorumuzun cevabına da gelelim de,  ben de kurtulayım siz de kurtulun. İnternet devrimi sayesinde dünyanın ta ucuna iletişim kurabilirken ve bu iletişim sayesin de ulaşılamayacak nokta neredeyse kalmamışken. İstanbul da ya da İzmir de yaşamanın önemi kalıyor mu?


İş dünyasının fırsatlarını değerlendirerek soruya tabi ki İstanbul diyecek arkadaşlarım. Bir tık kadar yakınımda olan internet dünyası varken, İzmir’den de aynı fırsatı belki de daha fazlasını yaratamaz mıyım? Sanırım mümkün.


Sorunun cevabı da böylece net. Bir tık kadar yakınımızda ki dünyadan yaratılan fırsata esen bir ege imbatı karışırsa nasıl cevap İzmir olmasın? Hele bir de İstanbul’un çekilmez karmaşası, kalabalığı, pahalılığı eklenince İstanbul bir yana, Sevgiler İzmir. :)


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder