22 Mayıs 2015 Cuma

Yazmaktan vazgeçmeyeceğim


Bilindiği üzere, blog sitelerinin bir takım kolaylıkları var. Yazınızı yazıyorsunuz, paylaşımda bulunuyorsunuz, istatistiki veriler alıyorsunuz, komşuluk ediniyorsunuz.. Dahasını saymamı ister misiniz? Zaten bu kolaylıkları bildiğinizi düşünürsek, bence yeterli. 
 
Yalnız, kolaylıkların sıklığından olsa gerek, herhangi bir konu hakkında internette bir araştırma yapmaya kalksanız neredeyse aklınıza gelebilecek her konu hakkında yazan bir blog yazarı mutlaka bulabilirsiniz. Okunur ya da okunmaz. Bilinir ya da bilinmez. Ama mutlaka kıyılarda köşelerde blog yazarları vardır ve iyi kötü bir şeyler anlatmaya çalışırlar. 

Bendeniz de onlardan bir tanesi ve bu sayfada bir yılı doldurmaya sayılı günler kaldı.  “değişim” ana teması altında, deyim yerindeyse bir dakikanın bile hesabını yapmaya çalışarak, değişim olgusunu birlikte kavramaya çalıştık, çalışıyoruz. Hiç bir iddia olmadan, Samimiyetle yazılanlar, düşünüşler ve paylaşımlar yapıyoruz.. 

İşte tüm bunları düşlerken, blog sitesinin bana sağladığı kolaylıktan faydalanmak istedim. İlk iş olarak sayfama kaç kişi misafir olmuş onun rakamlarını oranladım. Karşıma çıkan tablo da, haftalar öncesinde yazdığım yazım aklıma geldi: okunuyor mu? 

Tahmin edersiniz ki, bir yazının okunması isteği çok doğaldır. Bunun sayısı ne olmalıdır pek bir fikrim yok. Fakat, bildiğim şey yalnızca şu: Bir kişi bile okunmaya değer bulmuşsa zaten okunuyordur. 

Okunuyor mu? Yazıma atıfla, blogger.com sitesinin istatistik verilerini karşılaştırdığımda yazılarımın fazlasıyla okunduğunu görebiliyorum. Benim için yüreğime su serpilmiş olmasından farksız. Çağlayan bir nehir gibi gürül gürül akmaya önemli bir sebep. 

Tüm okuyanlara ne kadar teşekkür etsem az. Ama, bahsetmeden geçemeyeceğim. İstatistik verilerinin gösterdiği bir şey var. Facebook hesabım kapandığından beri okunma oranları gözle görülür bir biçimde azaldı. Hatta geçen haftaki yazımda da belirttim. Sanırım, son günlerin sayfa ziyaretçileri gerçek okuyucularım ya da diğer değişle sadık dostlarım. 

Ne diyelim. Okumaya değer gören bir kişi bile varsa şayet, yazmaktan zaten vazgeçmeyeceğim. Acaba diyorum. Bu kolaylık dediğimiz şey olan istatistik verilerine hiç bakmasam mı? ne dersiniz? Durduk yere yazmaktan vazgeçmeyeceğim diye kendimi ifade etmeye çalışıyorum!



.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder