11 Haziran 2015 Perşembe

Bence seçimin kazananı



Bir siyaset bilimci edasıyla çıkıp da size demeyeceğim ki, seçimin kazananı şu partidir, ya da çok bilmişlik taslayarak fikrimi belirtmeyeceğim ki, koalisyon ortaklığı şu partilerle olacak. Hattta, “45 gün içerisinde koalisyon kurulamazsa” klişesinin de kıyısından köşesinden geçmeyeceğim. Peki ya, ben ne diyeceğim?

Diyeceğim şu ki. 2 haftadır devam ettirdiğim bir yazı dizisi var. Konumuz, sosyalleşme biçimlerimiz. Gayet de güzel gittiğine inandığım bir konu. Tutup da 7 haziran seçimlerinden çıkardığım bir sonuca odaklanıyorum. Olacak şey mi? Yazımı yazmaya başladığım andan itibaren görüyorsunuz ki, benim de söylemek istediklerim var. Bu sebeple, yazı dizimize bir hafta ara vererek, kaldığımız yerden devam edelim. 

Seçim sonuçları geldiğinden beridir. Televizyonlardan, gazetelere, sosyal medyadan, sokaklara yorumlar, tahminler, beklentiler havada uçuşuyor. Sanırsınız ki, bu ülke de siyaset bilimi uzmanı fazlalığı var. Öyle yorumlar yapılıyor ki, şaşırıyorsunuz. Yine de olumlu görülen kayda değer yaklaşımda yorumlarda mevcut. 

Şüphesiz, 7 haziran seçimleri herkesin merak ve heyecanla beklediği bir oylamaydı. Yapılan yorumlara baktığınızda bu heyecan ve merak etkisinin katlanarak arttığını söyleyebiliriz. Buraya kadar anlattıklarımız herkes tarafından bilinen ve duyulan şeyler. Seçimler, merakla bekleniyordu, herkes heyecanlıydı, koalisyon.. vs.

Tüm bu yorumlardan biraz sıyrılarak dikkatleri şuna çekmek istiyorum. Bazen Türkiye’de olumsuz gelişen şeylere odaklanmış olmamızdan olsa gerek, bazen de değil çoğu zaman! Olumlu gelişimleri göz ardı edebiliyoruz. 

Neyse ki, olumlu gelişimler de var. Gelelim esas konuya, yazı dizimizin ara verilmesini de sağlayan şeye. 

Yazının başında belirttim fakat, seçimin kazananına dair bir yorumda bulunmak istiyorum. Seçimin kazananı: Oy ve Ötesidir. İyi de siyasi parti değil. Neyin kazanından bahsediyorum. Daha güzel değil mi? Hiçbir siyasi bağlantısı olmayıp, onca siyasi partiye ders veren tamamen gönüllü, enerjisine hayran kaldığım bir oluşum. Seçimlerin yalnızca oy vermekten ibaret olmadığını, aynı zamanda oylara sahip çıkarak, vatandaşlık görevlerimizi hatırlatan gönüllü bir kuruluş, nasıl seçimin kazananı olmasın. 

Düşünün, Türkiye çapında harıl harıl gönüllü olarak çalışan, 60 bin kişi. Oy kullanıyor, oylarına sahip çıkıyor, sayıyor, gözlemci oluyor… Daha saymamı ister misiniz? Demokrasi diyoruz yıllardır. Ayrıca, demokrasinin bilinçle inşa edildiğini hep es geçiyoruz. Şikayet ediyoruz durmadan, ama bir türlü de işin ucundan tutmuyoruz. Neyse, burada bunlardan bahsedecek değiliz. 
 
Artık, İşin ucundan tutan, sivil toplum dayanışması ile gelişmiş ülke olma yolunda yapı taşlarını bir bir döşeyen bu ekip, yani, oy ve ötesi var ki ve bu seçimin kazananıdır. Bu durumda, olumlu gelişimlere sahip çıkmak bize düşüyor. Gelişimin yapıtaşlarını döşerken bir tutam katkının ne kadar güzel olabileceğini varın siz düşünün.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder