25 Haziran 2015 Perşembe

Sosyalleşme biçimlerimiz 4



Sıra geldi sosyalleşme biçimlerimizin son yazısına, yazacak çok şey olmasına rağmen, sözü fazla uzatmadan taşları yerli yerine oturtmak gerek. 

Gözlemlerden yola çıktığımız, yorumlarla şenlendirdiğimiz 4 sayılık bir yazı dizisi. İçerisinde sosyal medyayı, alış veriş merkezlerinı, cafe ve restaurant mekanlarını bulundurdu. Bunlar Yalnızca dikkati çektiklerimiz. Dahası ile zaten hayatın her anında fazlası ile yaşıyoruz. 

Bugün ki konuda, sosyalleşme biçimlerimizin bir diğer ilgi çekici unsurundan bahsedeceğim. Adına Bahsetmek denilebilirse tabi. 

Bildiğiniz üzere, günümüz koşulları pek çok şeyi hızlıca bizlerin önüne sunmaktadır. Hangisini, nerede, ne zaman ve nasıl kullanacağımızı, neyin, ne işimize yarayacağını her zamankinden fazla düşünür olduk. Ya da düşünmeden es geçer. 

Kişiden kişiye değişebilen özelliklerimizde devreye girince, ortada muhteşem bir karmaşa söz konusu. Ayrıca, Pirincin taşını ayıklamak işi, benzer özellikteki arkadaşlarımızdan aldığımız duyumlar sayesinde olsa gerek. 

Bahsetmek istediğim şu: Günümüzün akıllı telefon çağında ki, x,y ve z kuşaklarının sosyalleşme biçimlerinde;  kuşak farkı gözetmeksizin sosyalleşebildiği ve iletişimini arttırtığı bazı oyun ve benzeri uygulamalar var. Bunlar da 4. yazımızın ana konusu.

Örneğin, Candy Crush, Flappy Bird, aa .. Bahsetmek istediğimi anlıyorsunuz. Ortak duygular geliştirilen. Oynarken ki deneyimlerin paylaşıldığı, zorlanırken ki sinirlerin bir diğerine patlayan daha nicesi. Sosyalleşmenin yeni kuşak versiyonları. 

Milyonlarca çağdaş insan online yollarla indirdikleri oyunlarını, domino etkisi yaratarak günümüzün şartlarına uygun gelişim gösteriyorlar. 

Uzun lafın kısasında, Değişen, dünya, kültür, sanat, insan, şehir, yaşam, ideoloji.. neredeyse o bahsedilen değişimden nasiplenmeyen konu yok. Hatta şöyle desek. 

Değişmeyen tek şey değişimin ta kendisidir.” 

 Bu sebeple, değişimin ta kendisi olan sosyalleşme biçimlerimiz de geçmişe nazaran başkalaşmaya yüz tutmaktadır. Artık yabancısı olunan bir hal almaya doğru ilerlemektedir. 

Değişim iyi midir? Kötü müdür? 

Gelin, haftaya da hem 4 haftanın açıklananlara biraz eleştiri koyalım. Hem de değişimin iyisini, kötüsünü tartışalım. Ne dersiniz?

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder