24 Aralık 2015 Perşembe

İyi ki 'google' var

Bu blog dahil, yaşamımın büyük çoğunluğunda 'değişim' kavramı hep dikkatimi çekmiştir. Ama bu bildiğiniz dikkat hali değil, üzerine onca şey yazılan, konuşulan, duyulan, görülen 'değişim'in artık 'gına' getirmiş hali.. 

Değişim kelimesini her ne kadar kullanmayı istemiyor olsam da, söz yine dönüp dolaşıp oraya geliyor. Bir yerden sizi tutup yakalıyor. Lakin, değişimin her anında yenilenen bir devinimde var. İşte belki de esas dikkatimi çeken şey burada.. 

Konuya şu açıdan bakmayı istiyorum. Buna sizi de dahil etmek. Zaten esas meselemiz de burada başlıyor. Öyle değil mi? Buraya kadar okuduklarınızı bir kenara koyalım ve yazımıza başlayalım. 

Değişim, sanıldığı gibi hep iyi yönde olmayabilir, sevgili okuyucu. Bazen iyi olduğu düşünülenler bile kötüye gidişata sebep olabilir. (nasıl mı?)

Bugün, içinde yaşadığımız, ortak çağ. Öyle bir hızlı gelişti ki, toplumsal olarak sindirme sorunları yaşıyoruz. Dünyanın hangi köşesine giderseniz gidin, hepimizin aşina olduğu bir durum bu. Her şey hızla gelişiyor, değişiyor ve dönüşüyor. Hem de Geri dönülmesi mümkün olmayacak bir biçimde.. (ondan)

En çok üzüldüğümse, her şeyi bildiğimizi zannetmemiz. Tarım devrimi, sanayi devrimi, bilgi devrimi derken.. bakalım sıradaki devrime ne diyeceğiz.. Sakın popüler kavramlara kanmayın.. Onlar zaten popüler.. Gelip geçmiş olacaklar ve bir süre sonra kimse tarafından hatırlanmayacaklar.. Dolayısı ile, her şeyi bildiğimiz safsatası da yalanlanmış oluyor. 

Bir de, iyi ki 'google' var dediğimiz durumlar var. Şu sıralar ya google olmasaydı? diye kendi kendime sorular sorup duruyorum. O zaman, acaba bilgiye dair hafızalarımızı mı, kaybetmiş olacaktık? diye düşünüyorum. Siz ne dersiniz? 

Çok basit, çevrenizden birisine soru soracak olun, cevabını google'a bakmadan verebiliyorsa tebrik edin. Yok, eğer bakmadan cevap veremiyorsa oturup etraflıca şöyle bir düşünün. Gerçekten. 

Son olarak, değinmeden geçemeyeceğim bir nokta daha var. Bugünün en önemlisi. Değişim dedik, hayatımın hep ilgi çeken kavramını oluşturduğundan bahsettik. Üzerine farklı bir bakış açısı katarak her zaman değişimin iyi yönde olmayabileceğinden de dem vurduk.. 

Peki ya, kötü tarafı nerede? Bakın nerede.. Çağımızın her şeyi bildiğini iddia eden hastalıklı düşüncesinde, Ve her şeyin bir tık kadar basit bir şekilde parmaklarımızın ucunda olduğuna kolaycılıkla inanan ve alıştırılan zihinlerinde.. 

Google'ın çok tıklanması ile öne çıkan bilgilerinin sorgulanmadan kabul edilmesinde.. Çağımızın değişiminde her şeyi bildiğini iddia etmek mükemmel bir değişim örneği.. Tıklanmalar arttıkça bilgilerimizde değişiyor.. Ve hiç bir şey aklımıza yerleşmeden daha.. Öğrenemeden unutup gidiyoruz.. 

Geriye, ne sorgulamak dahil oluyor ne de araştırmak, ne bilgi üretme heyecanı, ne de bilgiye ulaşma şevki.. 

Çağımızın değişiminden nasibini alan, değişen şartlardaki hastalıkları da, beraberini getiriyor. Geçmişte böyle bir şeyi yazmak mümkün bile değildi. Bakın bu da değişti. Çağımızın her şeyi bildiğini iddia eden hastalığıyla.. 



1 yorum:

  1. İzlemeni öneririm
    https://www.ted.com/talks/andreas_ekstrom_the_moral_bias_behind_your_search_results

    YanıtlaSil