21 Ocak 2016 Perşembe

İnsanlığın birikimi

Kültür insanlığın birikimidir. Biliyoruz. Tarihin, sanatın, ekonominin, edebiyatın, şiirin ve müziğin de birikimi, onu da biliyoruz. Bugün, sanki insanlık adına birikimlerimiz bize fazla gelmiş gibi, var olanlarla yetinemiyoruz. Hep daha fazlası, hep daha, daha, daha fazlası.. 

Bir gün de alışmadık tabi, bu hep daha daha fazlasına. Zamanla, yavaş yavaş içimize işledikleri ile oldu her şey. İyi de geldi, kötü hiç bir zaman diyemedik. Bu daha daha fazlasına hep 'sanayi devrimi' sebep oldu derler. Haksızlar mı? Kitlesel üretimleri, modernizmi, kentleşmeyi, globalizmi ve dahasını bu sayede öğrendik mi?

Öğrendik.

Bugün, öğrenmeye devam etmiyor muyuz? Ediyoruz. Hala içimizde sanayi devrimini yaşayamamış toplumların olduğunu düşünürsek, daha gidilecek çok yolun olduğunu söylemeliyiz. 

Ancak, şöyle de bir durum var. Sanayi devrimi toplumları gelişimlerini gösterirken, hep daha fazlasına odaklanmıştı, kitlesel üretime ve tüketime, böylece refaha. Zamanla anlaşıldı ki, böyle gidilirse dünyanın sonu gelecek, çünkü dünya tükenebilir kaynaklardan oluşuyor. Hep daha fazlası üretimi, beraberindeki tüketimi suyu, toprağı, havayı.. Alıp götürüyor. 

Aslında İnsanlığın birikimi, bize şunu söylemeliydi: tüm varlığınla doğayla bütünleş, ona saygı göster, bu dünyada yalnız senin olmadığını düşün, bir arada yaşamasını bil.. 

Dedik ya, olanca birikim fazla geliyor. Neyse ki, ne olabileceğinin farkında olan insanlar da var. Uygarlığın gelişimine de zaten onlar öncü oluyor. 'Sanayi devrimi'nin ötesine geçilebileceğinizi hiç düşünmüş müydünüz? 

Emin olun bugüne hiç benzemiyor. 

1 yorum:

  1. Şimdi sırada robotların dönemi var. İkinci sanayi devrimi denecek kadar güçlü, ona ne diyorsun?

    YanıtlaSil