18 Şubat 2016 Perşembe

"Anlayacaksın"

Siz istediğiniz kadar yazın, çizin. Derdinizi anlatmaya çalışın. Anlamayan zihniyet anlamıyor. Aksine anlatmak için kendini zorluyor, yine olmuyorsa dayatıyor. "Anlayacaksın"

Teknoloji kuşağı gençliği, İnternet kuşağı da denilebilir, bu tip dayatmalara pek ihtimal vermiyorlar. Bu sebepledir ki, değişimden bahsedenlerin sayısı her geçen gün artıyor. "eskiden biz böyle miydik" sorusunun yanında, "hiç bir şey eskisi gibi olmayacak" çaresizliği beliriyor. 

Bir de bu değişime direnenler de mevcut tabi, bu iş böyle gelmiş böyle gider havasında. Neyse ki, durumu kıyısından köşesinden fark edenler var da durumu önceden ön görebilme fırsatı yok olmamış oluyor. 

Diyeceğim, teknolojinin yarattığı yeni nesil gençlikte, dayatmalara karşı bir duruş var. Siz siz olun bunu baştan tekrar düşünün. Çünkü gençlik dediğiniz de gelecek onların oluyor. Bugünün dayatmacıları sizin adınıza üzgünüm, zamanınız geçti "anlayacaksın" deseniz de fayda etmiyor.

Öyle bir gün gelecek ki, teknoloji sarmalında bugünün gençliğinin de zamanı geçmiş olacak, mesele ki, bu durumu fark etmiş olmakta.. Adına da farkındalık diyoruz. 

Farkındalık doğaldır ki teknoloji ile birlikte daha yayılabilir, ulaşılabilir, uygulanabilir. O halde bunca dayatma niye.. Çok cahil cesareti öyle değil mi? Bile bile lades..

Zamanının geçtiğinin farkında olmayanlar, değişimi de hissetmeye başladığında tedirginleşiyor. böylece "anlayacaksın" dayatmasına doğru yol alıyor. Derdini anlatamıyor. 

Bunu ülkece en iyi "Gezi Parkı"ında yaşadık ve gördük. Anlayacaksın diye diye, bir türlü anlamayan gençliğin hali biliniyor. Ama yine de umutsuz olmamak gerekir. 

Artvin'e bakın mesela, yıl 2016. Caretta için doğayı savunmaya gelen insanlar var. Yerel sorunu evrensel sorun haline getirip tüm insanlığa mal edebilmek söz konusu. Ne mutlu..

Gündemden bir an olsun uzak kalmak istiyorsanız. Umudu kaybetmemelisiniz... Her ne kadar eleştiri konularımızın başında gelmiş olsa da gençlikte iş var. Eminim, araştıran, sorgulayan nicesi say say bitmez. 

Dolayısı ile, değerli "anlatıcılar" gelin siz de artık korkmaktan vazgeçin. Ve yol verin. Demokrasi de, İnsan hakları da, özgürlüklerde yaşanılsın, paylaşılsın. İnsanca yaşamının değerine varılsın. Dünya da insan kıran değil, insanca yaşamanın rol modeli oluşturulsun. 

Çok mu zor. Değil. 




Hiç yorum yok:

Yorum Gönder