11 Şubat 2016 Perşembe

"ne iş olsa yaparım abi"

Her an her yerde, üniversiteden mezun olup iş bulamayanları görmek artık çok tanıdık. Hiç yabancısı değiliz. Sanki işsiz olabilmek için okumuş ve bunun için yetiştirilmişiz gibi. Hiç düşündünüz mü? 

Neden bu gençlik en verimli çağlarında işsiz, ya da diğer değişle kendine iş edinemiyor? Neden yıllarca okuduğu bölümde değilde, farklı farklı dallarda çalışmak ihtiyacı hissediyor. Neden.. 

Tek bir tornadan çıkmış gibi zihinleri kalıplaştıran, yarış atı gibi puan rekabetine sokan ve ezberleten, ezberlettiği şeyden hiç bir şey anlamlandırtmayan basma kalıp eğitim sisteminden kaynaklanıyor olmasın sakın bu işsizlik? 

Puan yapacağım derken, bir soru fazla ezberleyip öne geçeceğini umarak, yaşamda neler oluyor, neler bitiyor, dünyadan bir haber yaşayıp geçmiyor mu bu ülkenin gençliği? 

sonra, 

Dünya bir adım öndeyken karşıya geçip ibretle izlemeye koyulmuyor muyuz? Tıpkı televizyondan izler gibi. Biraz da hayıflanıyoruz tabi, "elin adamı yapıyor" diye. İyi de nasıl? Hiç düşündünüz mü? 

İşsisiz diye yakınıyor, umutsuzluğa kapılıyor, yıllarca bekliyoruz.. Evet artık çok tanıdık.. 

"Ne iş olsa yaparım abi"de öyle.. 

Oysa mesele, sorgulamaktaydı. Nedeni, niçini, nasılı.. Boylu boyunca.. Uzun uzadıya. Kadere boyun eğmeden.. 

Fark işte o zaman ortaya çıkıyor. Bu sefer ne basma kalıp ezberlerin, ne puan yapma dertlerinde ki boşluğun anlamı kalıyor. 

onca sorgulamaya rağmen,

Hala işsizsen, üniversiteli genç,  bu sefer sorun sistem de değil sendedir. 





Hiç yorum yok:

Yorum Gönder