17 Mart 2016 Perşembe

Sorun salt mezuniyette mi

En son ki yazımızda, Türkiye'deki üniversitelerin içinde bulunduğu duruma atıf yapmış ve bir manzara ortaya koymuştuk. Ne yazık ki, manzara içerisinde yer alan figürlerin hiç de iç açıcı olmadığından bahsetmiş ve hayıflanmıştık. Zaten yorumlardan da anlaşılıyor ki, bu kanıyı destekler, daha nicesi var.. 

Gel gelelim, üniversiteler için ortaya koyduğumuz manzarayı düşününce, açıklamakta bile zorlandığımız oncası ardı sıra sıralanmaya başlıyor ve her yeni gelenler bir diğerini devede kulak bırakıyor. Yani işin kısacası, geçen hafta yazdıklarımızla kimsenin ilgilenecek ne hali kalmış ne de vakti.. Bilim, sanat, edebiyat deseniz, şiir deseniz, kimya, fizik, biyoloji, matematik.. Ya da arkeoloji, tarih.. Ne derseniz deyin.. İnsanlar bir geçim derdidir tutturmuş gidiyorlar.. Haksızlar mı?

 Tartışılır.. 

Onca telaş koşuşturmaca arasına, üniversitelerin de katılması ve yukarıda sıraladıklarımızın kim vurduya gidivermesi, toplumsal olarak bizi birbirimizden uzaklaştırmaya çoktan yetiyor da artıyor bile..Bu durumda, "her koyun kendi bacağından asılır" mantığı zihinlerimize bir kere yerleşti mi, ötesi felaket boyutlarına taşınıyor.. Kimse kimseyi anlamıyor, kimse kimseyle konuşamıyor ve kimse kimseyle oturupta adam gibi tartışamıyor.. 

Oysa, üniversiteleri eleştirmemiz deki unsur tam da bu noktada devreye giriyor. Onca öğrenci mezun olduğunda araştırmayı ve sorgulamayı bir yaşam tarzı yapması gerekirken, bunun zerresinin bile olmamış olması toplumsal kodlarımızı alt üst ediyor. 

Sonra sisteme entegre olmaktan öte geçemeyince de, kendisine bile yabancılaşan -Türkçesi kendisine bile hayrı olmayan- bireyler türemeye başlıyor.. Sonuçta geriye, araştırmayan, sorgulamayan, gerektiğinde tepkisini bile koyamayan ve kendine yabancı koyun sürüsünde kaybolmuş yalnızca bir hiç kişi kalıyor.. 

Sert oldu belki ama, gerçekleri söylemekten kaçınmamak gerek. 

Bugün gündemin saçma sapan şeylerle dolduruluyor olması, onu geçtim, Başkentinde üçüncü kez patlatılan bombayla, insanların içinde yaşadığı topluma bile güvenmiyor hale gelmesi.. Üniversitelerin manzarasından farksızdır. Aksine daha da kötüsüdür. Çünkü, özellikle bu kaos ortamını yönetemeyenler de yine çoğunlukla üniversite mezunlarıdır. 

Hadi onu da geçelim, kaosu değerlendiremeyen, anlamayan, korkup, sinenler var.. Ve bunu yönetebilecek yetkinlik bile mevcut değil..

Ne demiştik? araştırmayan, sorgulamayan, yeri geldiğinde tepkisini bile göstermekten aciz mezunlar.. Kocaman bir hiç.. 

Sorun salt mezuniyette mi? Kocaman hiçlikte mi?









Hiç yorum yok:

Yorum Gönder