5 Mayıs 2016 Perşembe

Gündem dışında kalmak isteyipde kalamamak

Her gün yeni bir haber, her gün yeni bir saçmalık.. Kim ne dedi, kim neyi amaçladı bilmecesi gırla. Sırf bu sebeple olacak, yeni olduğunu zannettiğimiz ama eskisinden bir adım bile ilerleyemeyip, aynı yemeği ısıtıp ısıtıp önümüze getirerek, yersek diye bir orta oyunu oynuyorlar. Oyuncular her zaman olduğu gibi sahadalar. Yerleri belli, yurtları belli..

Dönemler, tarihler, şekil ve biçimler değişse de "zihniyet" sapsağlam yerinde duruyor.. Sorun da burada zaten. Zihniyet geniş bir çerçeveden göremiyorsa dünyayı, sınırlı görülenle yetinip, sınırsızı da engelliyor. Böylece başlıyorlar üfürükten tayyarelere..

Geçen hafta, 23 nisan ulusal egemenlik ve çocuk bayramının engellenmesi ile ilgili olarak, artık bilinçli bir şekilde yapılmaya başlandığının su geçirmez gerçekliğini yazdık. Gelin görün ki, başlıkta da belirtmeye çalıştığım gibi gündem dışında kalmak oldukça zor. 

Bu sefer de TBMM başkanı açıklama yaparak, yeni bir anayasaya ihtiyacımız olduğundan bahsedip, laikliğe ihtiyacımızın olmadığından dem vuruyor! bu durumda çıldırmamak elde değil. Aynı yemeğin ısıtılıp ısıtılıp önümüze yersek diye sunulmasından kastım da bu. 

Ne bir adım ileri ne bir adım geri.

Laikliğin olmadığı bir yerde demokrasinin varlığından bahsedemeyeceğimiz gibi, gelişimin de hayallerini kurmak saçmalıktan öte gitmiyor. Başkanın böyle bir açıklama yapması, başta gençlik olmak üzere bu ülkenin geleceği adına büyük bir talihsizliktir. 

Bilindiği üzere ve kabul gördüğü şekliyle, toplumlar günümüzde fikirlerle gelişiyor ve atılım gerçekleştiriyorlar.. Eskiden olduğu gibi ne toprak sahibiyeti, ne de sermaye fazlalığı yeterli.. varsa fikriniz ve gelişiyorsa düşünceniz sizi kimse tutamaz. 

Kısacası, gelecek, özgür bir ortamda filizlenen fikirlerin saçtığı ışıkla ancak şekillenebilecek. Özgürlüğü kabul etmeyen toplumlar ise, kaldığı yerden devamla ağzıyla kuş tutmaya çalışıp onu bile beceremeyecek. 

Özgürlüğün de, fikirlerin gelişiminin de, laiklik temelli olduğunun derinlemesini sakın kaçırmayın. Çünkü laiklik, karşıt görüşe de saygı duyup, uzlaşmayı gerektirir.. Toplumsal atılımı nasıl gerçekleştireceğimizin sorusuna verilecek ilk cevap. 
     
                                                                           



Hiç yorum yok:

Yorum Gönder