12 Ocak 2017 Perşembe

Kırsal Kentsel

Türkiye de bundan yıllar öncesinde, insanların şehir yaşamına dair pek bilgi sahibi olduğu söylenemez.. O zamanlarda böyle teknoloji, imkan mı vardı ki, insanlar şehir yaşamına dair bilgi sahibi olsun ve bunu geliştirsin. Normal. Şehir dediğin İstanbul'dan ibaretmiş.. o kadar. 

Hoş, günümüz şehirlerinde yaşayanlar "şehirlilik" olgusuna dair; bunca olanağa ve teknolojiye rağmen  ne kadar bilgili ve uygulayıcılar orası tartışılır ama, en azından o yıllar öncesinde kırsal nüfusun, kentsel nüfusa göre yoğunluğunun daha fazla olduğunu biliyor ve insanların yaşam tarzlarına dair az çok tahmin yürütebiliyoruz. 

Dolayısı ile  kırsal bölgelerde yaşayanların yaşam tarzlarını gözlemleyerek bir genelleme yapmak ne kadar doğru olacak bilemesem de,  dünya görüşleri, tutum ve davranışlar bizi tek tipçiliğe doğru götürmektedir.

Ancak günümüz dünyasının lokomotifi çağdaş şehirler, şehirciliğe dair birikimleriyle,kırsallığın aksine; çeşitliliği, eşsizliği ile ön plana çıkmaktadır. Çeşitliliklerin bir arada saygıyla yaşadığı, kimsenin kimseye karışmadığı, özgürce yaşanabilen, olanaklarıyla sınırsız, canlı capcanlı...bir yapı.. Tam bir demokrasi meydanı.. 

Oysa, bırakın geçmişi bugüne geldiğimizde, başta İstanbul olmak üzere, şehir yapılanmaları, dünya ile birlikte Türkiye'de de hızla artmaktadır. Neredeyse şehir yaşamı olmadan bir hiç haline gelmişiz. O derece..

İyi de şehir yapılanmaları gittikçe artıyorsa, az önce de belirttiğimiz gibi çeşitliliklerimiz de , eşsizliklerimiz de artıyor demektir. Öyle değil mi? öyle.. 

Öyle olduğunu düşünüyoruz. Çünkü düşündüklerimiz ile uygulamalar çoğu zaman olduğu gibi birbiriyle çelişiyor. Çeşitlilik içerisinde demokrasi meydanında toplananlar, olanca zenginliği ile tüm yaratıcılığını sergileyip, daha yaşanılır şehir için üretmesi gerekirken hem de.. 

Gittikçe kabalaşan, çirkinleşen, renksiz, tek düze, kırsal kesim yansıması "tek tipçilik" iliklerimize dek işlemiş gibi.. Ne otobüs sırası beklemeyi biliyor, ne de kırmızı ışıkta durmasını..  Ne şehrin mimarisi hakkında fikri var ne de silueti.. tarihi.. sanatı.. pek çok insanın ki gibi kimliksiz. Niteliksiz. Adı büyük şehir ama kendisi küçücük bir kasaba aslında. İnsanlar da şehirde yaşadığını zannederek, demokrasi meydanlarına akıyor aklınca, her gün. 

Hey gidi zamane dünyası! Kırsal mısın? Kentsel mi?

Çeşitli misin? Tek tip mi? Olması gereken çeşitliliğin uzlaşısı değil miydi?









Hiç yorum yok:

Yorum Gönder